Tekil Mesaj gösterimi
Alt 18-08-2010, 00:26   #1 (permalink)
alesta
Üye
 
Üyelik tarihi: Aug 2010
Yaş: 49
Mesajlar: 1
Teşekkür: 0
0 Mesajda 0 kere teşekkür edildi
Standart Zor ve Karışık Bir İthalat,İhracat Karışımı Soru


Merhabalar,

Aşağıda yazacağım konu hakkında Gümrük Müsteşarlığı dahi (sözlü olarak) tam bir açıklama yapamamaktadır. Yorumlarınızı ve yardımlarınızı bekliyorum.
A firmamız Kamu İhale Kanununun 3.b istisnai alımlar maddesi kapsamında Askeri Kurumların yedek parça ihalelerine katılmaktadır. Bu ihaleler, yurtiçi ve yurtdışı tüm firmalara açıktır. Yurtdışı firmalar isterse malı idarenin anlaşmalı olduğu taşıma şirketine malı FCA olarak teslim edebiliyor (Örneğin FCA/Hamburg), daha sonra kurum bu malı getirterek, Gümrük kanunun 167. maddesi kapsamında muafiyetten yararlanarak gümrükten çekiyor. Yerli firmalar ise malı idarenin Türkiyede belirttiği depoya kadar teslimden sorumlu. Doğal olarak bu işlem yerli firmalar açısıdan yabancı rakiplerine göre bir dezavantaj oluşturuyor. Örneğin, sadece ABD'de BELL helikopter firmasının sattığı bir ürünü İdarenin ihtiyacı doğrultusunda teklif etmek isteyen biri yabancı diğeri yerli 2 firma olduğunda ve BELL bunların her ikisini de aynı fiyatı verdiğinde, doğal olarak yabancı firma FCA/New York teslim edebileceği için Türkiye içinde idarenin deposuna malı teslim etmesi gereken yerli firmaya karşı maliyetler açısından bir avantaj yakalıyor. Yerli firmanın malın TC'ye navlun ve İthalat masraflarını da karşılması gerekiyor. Bu idereyi pek bağlamıyor çünkü onun amacı bütçesiyle azami sayıda parça satın almak, yani ucuza. Kanunlarda ona bu hakkı tanıyor. Benim sorum şudur. Bu idarelerden biri Yerli firmaların yurtdışı FCA olarak malzeme teslim etmesine göz yummaya başladı. Yani bu firmalar tekliflerinde teslim yeri olarak FCA/ X-yurtdışı yazıyor ve bu idare de artık bunu kabul ediyor. Biz de A firması olarak bu durumdan yararlanmak istiyoruz ama mevzuat açısından çekincelerimiz var; Şöyle ki;
1.A firması malı örnek olarak BELL/ABD'den alsa ve o da THY'na FCA/New York olarak teslim etse, bizim yerli A firması malı TC'deki stoklarına girmeden , ithalatı yapmadan kurum'a satmış gibi oluyor. Fakat ihale şartnamesi gereği, yerli A faturayı ancak malın TC'deki muayene işleminden sonra kesebiliyor. Teklifler döviz olarak verilebiliyor. Yerli firmalar faturayı muayene günündeki TCMB Döviz alış kuruna göre kesebiliyor. Muayene ile Malın FCA/New York teslimi arasında da geçen süre ortalama 20-30 gün genellikle. Bu durumd biraz kafa karıştırıyor;
a. Bu işlemde VUK hükümleri çiğnenmiş gibi oluyor
b. Devlet vergi kaybına uğramış gibi oluyor.
c. Kötü niyet işin içine girerse, A firması gerçekte 100 birime yurtdışından BELL'den aldığı ve 120 birime İdareye verdiği malın vergisini az ödemek için yurt dışından sahte fatura bulup, zaten TC Gümrüğüne girmeyen maliyet/malın faturasını yüksek gösterip vergi kaçırabilir.
d. Olur da , İdare malı muayene sonunda red ederse , yabancı firmalara yaptığı gibi (onlar malı Orjinal faturaları ile sevk ediyorlar) mahrece iade edebilir. Fakat yerli firmada nereye ve hangi mevzuata göre iade edecek.
e. En önemli husus da, idarenin bahse konu yerli firmalardan halihazırda bilmeden malın ithalat işlemini proforma fatura ve AWB üzerindeki bilgilere göre yapıyor. Çünkü Gümrük idaresi onlardan asıl faturayı talep etmiyor. Tabi böyle olunca, yukarıda saydığım bazı sorunlar ortadan kalkıyor. Yerli firma malı red edilmedikçe, idarenin bu uygulamasından fayda sağlıyor. Faturasını muayeneden sonra kesiyor ve yurtdışından temi edeceği mal alış faturasaını da bir şekilde TC Muhasebe kayıtlarına sokuyor.

Biraz uzun ve karışık olmuş olabilir.

Teşekkürler
alesta isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla Facebook ile paylas
 




Şu Anki Saat: 00:16
© Copyright 2006-2012 GümrükForum
A vBSkinworks Design