Tekil Mesaj gösterimi
Alt 20-03-2009, 23:02   #7 (permalink)
asiyan
V.I.P ÜYE
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 280
Teşekkür: 0
11 Mesajda 18 kere teşekkür edildi
Standart RE: acil cevap çok acele lazım..


GÜMRÜK KONTROLÜ ALTINDA İŞLEME REJİMİNE TABİ EŞYADA KATMA DEĞER VERGİSİ

Cahit YERCİ
Gümrükler Genel Müdür Yrd.

I.GİRİŞ

Gümrük kontrolü altında işleme rejimi (GKAİR) 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile sistemimize girmiştir.

Bu rejim, serbest dolaşıma girmemiş eşyanın, Türkiye Gümrük Bölgesinde, ithalat vergilerine ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın niteliğini ve durumunu değiştiren işlemlere tabi tutulmasına ve bu işlemlerden elde edilen ürünün gümrük vergileri üzerinden serbest dolaşıma girmesine olanak tanır.

Bu rejim altındaki eşyanın katma değer vergisi (KDV) bağlamında tabi olacağı uygulama Katma Değer Vergisi Kanununda (KDVK) doğrudan ve yeterli açıklama bulunmaması nedeniyle belirsizdir.

Bu yazı bu belirsizliğe işaret etmekte ve bunun giderilmesi konusunda öneri getirmeye çalışmaktadır.

II.DEĞERLENDİRMELER

A.Gümrük Kanunu Bağlamında GKAİR

Gümrük mevzuatı uyarınca, GKAİR altındaki eşya için aşağıdakiler cari olur.

 Eşyanın GKAİR’nden çıkarak serbest dolaşıma girdiği ana değin ithalat vergisi ödeme yükümlülüğü yoktur.
 Eşyanın ithalat vergileri teminata bağlanır.
 Serbest dolaşıma giriş aşamasında, vergilendirmeye, ithalat vergileri bakımından, işlenmiş ürüne ait vergilendirme unsurları esas olur.

B.Katma Değer Vergisi Açısından

KDVK’nda gümrük kontrolü altında işleme rejimine tabi eşyaya ilişkin olarak yapılacak işlem konusunda doğrudan bir belirleme yapılmamıştır. Bu nedenle GKAİR’ne tabi tutulan eşyanın mı, yoksa, bu rejim altında işlenip serbest dolaşıma giren ürünün mü, yoksa her ikisinin de mi katma değer vergine tabi tutulacağı hususunun belirlenmesinde zorluk bulunmaktadır.

1. GKAİR’ne Tabi Eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesine Girmesinin İthalat Sayılıp Sayılmayacağı


Katma Değer Vergisi Kanunu (KDVK) ithalatın verginin konusunu oluşturduğunu hükme bağlamıştır.

Aynı kanun ithalat deyiminden ne anlaşılması gerektiği hususunu ise açık bırakmış, bu konuda bir tanım getirmemiştir. Katma değer vergisine ilişkin olarak yapılan diğer düzenlemelerde de ithalata ilişkin bir tanım yapılmamıştır.

Görüşümüze göre, anılan kanunun ithalat istisnasından yararlanacak bazı işlemleri belirleyen 16/1-c maddesi katma değer vergisi bağlamında ithalat ifadesinin neyi ifade etmiş olabileceği konusunda dolaylı bir öngörü yaratmıştır. Söz konusu hükümde,

 Geçici depolama yerleri,
 Antrepo rejimi,
 Transit rejimi,
 Serbest bölgeler,
 Gümrüklü alanlar,

İle ilgili hükümlerin uygulandığı mal ve hizmetler katma değer vergisinden istisna edilmiştir. Türkiye Gümrük Bölgesine geldikten sonra burada belirtilen rejimlere ya da işlemlere tabi tutulan eşya katma değer vergisinden istisna edilmemiş olsa vergi yükümlülüğü doğuracağından ve ancak verginin konusu içinde yer alan işlemler vergiden istisna edilebileceğinden KDVK’nun 16/1-c maddesi hükmünü o maddede değinilen işlemleri de verginin konusu içinde, başka bir deyimle, ithalat kavramı kapsamında düşünen bir hüküm olarak görmek gerekir. Bu bağlamda, ithalatın, eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesine girişi olarak tanımlanması mümkün olmalıdır.

Belirtilen bu ithalat tanımının benimsenmesi durumunda, Türkiye Gümrük Bölgesine gelen eşya ile ilgili olarak, KDVK’nun istisna ettiği işlemler dışında kalan işlemler söz konusu olduğunda katma değer vergisi yükümlülüğü doğacağı söylenebilecektir.

KDVK’nun 16/1-c maddesi hükmü GKAİR’ne tabi tutulan eşyayı ithalat istisnaları arasında saymamıştır. Bu bağlamda, GKAİR kapsamında işlenmek üzere Türkiye Gümrük Bölgesine giriş yapan eşyayı ithalat sayarak katma değer vergisine tabi tutmak gerekir.

Vergiyi doğuran olay ne zaman meydana gelmiş olacaktır?

KDVK’nun 10/ı maddesi ithalatta vergiyi doğuran olayın Gümrük Kanununa göre gümrük vergisi ödeme mükellefiyetinin başlaması, gümrük vergisine tabi olmayan işlemlerde ise gümrük beyannamesinin tescili anında meydana geleceğini hükme bağlamıştır. Dolayısıyla vergiyi doğuran olayın zamanını bu hükümden hareketle belirlemek gerekir. Söz konusu hüküm gereğince, GKAİR’ne tabi eşya ya da eşyanın GKAİR’ne tabi tutulması işlemi ithalat vergilerine tabi olmadığından katma değer vergisini doğuran olay GKAİR beyannamesinin tescil tarihinde meydana gelmiş olacaktır.

GKAİR’ne tabi tutulan eşyaya ilişkin ithalat vergileri için Gümrük Kanununun 80/2-a maddesi uyarınca teminat alınması gerekir. Bu teminat GKAİR’ne tabi tutulan eşya için herhangi bir nedenle ileride doğabilecek ithalat vergilerine karşılık olmak üzere alınmaktadır.

KDVK’nun 49uncu maddesi Gümrük Kanunu ve diğer kanunlar gereğince gümrük vergisi teminata bağlanarak işlem gören her türlü madde ve kıymetlere ait katma değer vergisinin de aynı usule tabi tutulmasını öngörmektedir.

Bu hüküm gereğince GKAİR beyannamesinin tescil tarihinde doğan ve bu tarihte hesaplanacak katma değer vergisi için de teminat alınması mı gerekecektir?

Tahsilatı vergiyi doğuran olayın meydana geldiği ya da verginin hesaplandığı aşamada yapılacak olan bir verginin teminata bağlanması çok anlamlı bir iş olmayacaktır. Bu bağlamda, yukarıdaki soruya verilecek yanıt ‘‘evet’’ise, teminat alınmasının anlamı, katma değer vergisinin tahsilinin GKAİR’ne tabi tutulan eşyanın işlem gördükten sonra bu rejimden çıkıp serbest dolaşıma girdiği ana kadar ertelenmesi olacaktır. Başka bir deyişle, bu teminat, antrepo ve transit gibi rejimlerde olduğu gibi ileride ortaya çıkabilecek katma değer vergisi ödeme yükümlülüğüne karşılık olarak değil, verginin tahsilinin daha ileriki tarihe erteleniyor olması dolayısıyla alınan bir teminat olacaktır.

4458 sayılı Gümrük Kanununun teminat alınmasını öngördüğü işlemlerin hemen tamamı işlemlerin gerçekleştiği anda ithalat vergilerine tabi olmayan (dahilde işleme, antrepo, transit rejimi gibi) işlemlerden oluşmaktadır. Söz konusu işlemler için alınan teminat ileride doğabilecek ithalat vergilerini karşılamak üzere alınmakta, vergi doğuran işlemler gerçekleşmeden (serbest dolaşıma giriş rejimi vs.) bu rejimler sona erdiğinde ise alınan teminat iade edilmektedir.Gümrük Kanununun teminat alınmasını öngördüğü söz konusu işlemler KDVK’nun 16ncı maddesi hükmü gereğince katma değer vergisinden istisna edilmiştir. Dolayısıyla, katma değer vergisi uygulaması açısından da, teminat uygulaması, ithalat vergilerinde olduğu gibi, gelecekte doğabilecek katma değer vergisini karşılamak için söz konusu olmaktadır. Bu bağlamda, KDVK’nda ithalat istisnasına ilişkin hükümlerde yer almayan GKAİR’ne tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak GKAİR beyannamesinin tescil tarihi itibariyle doğan katma değer vergisinin teminata bağlanmaması gerekeceğini de savunmak mümkündür. Bu savunu, doğal olarak, hesaplanan katma değer vergisinin ödenmesinin ertelenmemesi gerektiğini de savunmak anlamına gelir. KDVK’nda ithal edilen eşya için tahakkuk eden katma değer vergisinin ertelenmesine ilişkin hiçbir hüküm bulunmaması da bu savununun dayanakları arasında yer alır.

Bizim görüşümüz, GKAİR beyannamesinin tescil tarihi itibariyle doğan katma değer vergisinin, KDVK’nun gümrük vergisine tabi olmayan ithalata ilişkin katma değer vergisinin beyanname verilme süresi içinde ödenmesini öngören 46/2nci maddesi hükmü gereğince erteleme olmaksızın ödenmesi, dolayısıyla teminatlı işlem yapılmaması gerektiği yönündedir.

2.İşlenmiş Ürünün Serbest Dolaşıma Girişinde Vergileme

Yukarıda GKAİR beyannamesinin tescili sırasında doğduğu belirtilen katma değer vergisinin ilişkin olduğu eşya işlenmiş ürünün bünyesinde serbest dolaşıma girerken katma değer vergisi bağlamında yapılacak işlem ne olacaktır?

Söz konusu işlenmiş ürünün serbest dolaşıma girişinde, bu ürün ithalat vergilerine tabi ise, serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescil tarihi itibariyle gümrük yükümlülüğü başlayacaktır.

KDVK’nun 10/ı maddesinde, ithalatta, Gümrük Kanununa göre gümrük vergisi ödeme mükellefiyetinin ( yeni kanunun benimsediği terimle gümrük yükümlülüğünün) başlaması vergiyi doğuran olayın meydana geldiği an olarak hükme bağlanmıştır.

Bu hüküm uyarınca, GKAİR kapsamında elde edilen işlenmiş ürünün serbest dolaşıma girişi sırasında yeniden katma değer vergisi mi hesaplamak gerekecektir?

GKAİR’ne tabi tutulan eşya üzerinden söz konusu rejime ait beyannamenin tescil tarihi itibariyle katma değer vergisi hesaplanmış olduğundan bu eşyayı bünyesinde bulunduran işlenmiş ürünün serbest dolaşıma giriş aşamasında da katma değer vergisi hesaplanması mükerrer vergileme olacaktır. Bu nedenle, işlenmiş ürünün serbest dolaşıma girişi aşamasında yalnızca ithalat vergileri yönünden vergileme yapılması, katma değer vergisinin ise vergileme kapsamı dışında bırakılması yerinde olacaktır. Böyle bir yaklaşım, aynı zamanda, işlenmiş ürünün bünyesinde, başka bir deyimle maliyeti içinde yer alan ve Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesinde -belki de tamamı katma değer vergisine tabi olarak- elde edilmiş olan girdiler için bir kez daha üretici tarafından katma değer vergisi ödenmesini engelleyecektir. Bununla birlikte mevcut KDVK hükümleri karşısında bundan farklı çıkarımlar yapılması da olasılık dışı değildir.

III.SONUÇ

Bu yazıda GKAİR kapsamında işlenmek üzere Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen eşyanın katma değer vergisi bağlamında tabi olacağı uygulamaya ilişkin anlatımlara yer verildi. Anlatımlardan da anlaşılacağı üzere, KDVK uygulamaya yön verecek yeterli açıklıktaki hükümlerden yoksundur. Bu bağlamda, ortaya çıkabilecek tereddütler,

• GKAİR beyannamesinin tescil tarihi itibariyle doğan katma değer vergisi için teminatlı işlem yapılıp yapılmayacağı hususuna açıklık getirecek bir tebliğ ile,
• GKAİR kapsamında işlenmiş ürünün serbest dolaşıma girişi aşamasında mükerrer vergilemeye engel olmak üzere bu işlemin katma değer vergisinden istisna edilmesini sağlayan bir kanun değişikliği ile,

giderilebilecektir.

Bir başka yaklaşım ise Gümrük Kanununun GKAİR kapsamında işlenmiş ürün için öngördüğü uygulamanın aynısını katma değer vergisi için de uygulamak olabilir. Bunun için, GKAİR kapsamında işleme tabi tutulmak üzere Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen eşyanın KDVK’nun 16ncı maddesine eklenecek bir hüküm ile katma değer vergisinden istisna edilmesi, işlenmiş ürünün ise, tercihe göre, ya gümrük vergisi tarhına esas matrah üzerinden ya da bu rejim altında işleme tabi tutulmuş olan girdinin bedeline hesaplanan gümrük vergisi ve diğer vergiler eklenerek bulunacak değer üzerinden vergilendirilmesini sağlayacak düzenlemelerin yapılması gerekecektir.



Sn; Asiyan.

Öncelikle bu paylaşımınız için teşekkür ederiz. Ancak Sn, Gümrük Genel Müdür Vekilinin bu konu ile ilgili yazısı, gümrük idarelerinde oluşan sıkıntılara çözüm olması açısından öneri ve görüş niteliğindedir.
Üyemizin sorusuna cevap teşkil etmemekle birlikte, fikir yürütmek
açısından yararlı olabilir.

Saygılarımla,
Zafer Bulam
asiyan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla Facebook ile paylas
 




Şu Anki Saat: 19:23
© Copyright 2006-2012 GümrükForum
A vBSkinworks Design