AB pazarında Çin’le rekabet edecek tekstile 3 alanda destek
Avrupa Birliği’nin tekstilde Çin’e uyguladığı kotayı kaldırmasının ardından, Dış Ticaret Müsteşarlığı Çin’le rekabet için tekstilde 3 alanda destek planı hazırladı. Bu amaçla 4 çalışma grubu proje üretirken, Akdeniz ülkeleri ile işbirliğine gidilecek.
Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM), Çin tekstiline kotayı kaldıran Avrupa Birliği’nde (AB) pazar kaybı yaşanmaması için harekete geçti. Müsteşarlık, Çin tehdidine karşı tekstil ve konfeksiyon sektörünün rekabet gücünün korunması ve artırılması amacıyla 3 çalışma konusu belirledi. İlk olarak ihracat stratejisi kapsamında 4 alanda kurulan sektör çalışma grupları projeler gerçekleştirecek. İkinci sırada AB fonuyla desteklenen “Moda ve Tekstil İş Kümesi Projesi geliyor. Proje ile sektördeki küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) kümelenmesi sağlanacak. Son olarak da Akdeniz ülkeleriyle sektörel işbirliğinin geliştirilmesi ve özellikle AB pazarındaki ortak çıkarların korunması için oluşturulan platform Çin’e karşı bir diğer önemli araç olarak kullanılacak. DTM ayrıca, bölge stratejileri kapsamında Kuzey ve Latin Amerika ülkeleriyle birlikte Çin’i de önümüzdeki dönemin hedef pazarı olarak belirledi. Türk ihraç ürünlerini tanıtıcı ve ekonomideki güncel gelişmelere ilişkin tanıtıcı Çince bir web sitesi hazırlandı.
4 çalışma gurubu kuruldu
Referans’ın sorularını yanıtlayan Dış Ticaret Müsteşarı Tuncer Kayalar, AB’nin 1 Ocak itibariyle Çin tekstil ve konfeksiyon ürünlerine uyguladığı kotaların bir kısmını kaldırmasının Türk firmaların bu pazarda rekabet gücünü korumaya ve artırmaya yönelik çalışmalarını zaruri kıldığını söyledi. AB’nin sektördeki tedarikçileri irdelendiğinde Türkiye’nin 2005 sonrası kotaların kalkmasıyla Çin’in ardından 2. sıradaki konumunu koruduğunu belirten Kayalar, “Bu nedenle sektörün gerek 2005 sonrasında uygulanan kotaların sona ermesiyle daha yoğun bir rekabet ortamı içine girmesiyle dünya pazarlarında, gerekse bu yıl itibariyle AB pazarında rekabet gücünü korumaya ve arttırmaya yönelik bazı çalışmaların hayata geçirilmesi gerekiyor” dedi. Kayalar, bu kapsamda geçen yıl hazırlanan “Tekstil ve Konfeksiyon Sektörü İhracat Stratejisi ile oluşturulan AR-GE/ÜR-GE/eğitim”, “hedef pazar-hedef ürün/pazarlama ve tanıtım”, “finansman ve devlet yardımları” ve “yatırım-üretim” adlı özel sektörün de dahil olduğu 4 çalışma grubunun çeşitli projeler yürüteceğini aktardı.
Küme koordinasyon merkezi
Projelerle sektörün katma değeri yüksek, tasarım ve teknoloji odaklı üretim yapması ve ürün ile pazar çeşitlendirilmesine gitmesi amaçlanacak. Kayalar ayrıca, 2005 yılında başlatılan ve AB fonuyla da desteklenen “Moda ve Tekstil İş Kümesi Projesi” kapsamında sektör KOBİ’lerinin yer alacağı kümelenmeler için Küme Koordinasyon Merkezleri kurulacağını kaydetti. Bu firmalara moda, Ar-Ge ve danışmanlık alanında hizmet verecek merkezler de oluşturulacak. Kayalar, geçen yıl İstanbul’da kurulan Moda Akademisi’nin sektöre tasarım, moda ve marka alanında yetişmiş insan kaynağı sağlaması ve İstanbul’un İstanbul’un moda merkezi haline getirilmesi açısından önemini vurguladı. Sektörün Çin baskısına olumlu tepki verdiğini söyleyen Kayalar, “Bu durum yüzümüzü güldürüyor. Sektör bu baskıyla yapısal dönüşüm geliştirmiş, fason üretimi bırakarak kalite, konsept ve müşteri odaklı üretime yönelmeye başlamıştır” dedi.
Kimyada veri toplanıyor
Önümüzdeki dönem çeşitli sektörlere ilişkin yaşanacak gelişmelerden de bahseden Kayalar, kimya sektörüne yük getirmesi beklenen yeni AB kimyasallar politikasının (REACH) Türkiye’ye etkilerini incelemek üzere kısmi etki analizi yaptıklarını kaydetti. Kayalar, çalışmayı Çevre ve Orman Bakanlığı, Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği (TKSD), İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri’yle (İMMİB) yürüttüklerini söylerken; sektörden veri toplama aşamasına geldiklerini belirtti. Kayıt ilkesi üzerine kurulu sistem, AB’ye kimyasal madde satan firmaların Kasım 2008′e kadar ürünlerini tescil ettirmemeleri durumunda bu pazarı kaybetmelerine neden olacak. Kayalar, bu konuda İMMİB tarafından firmalara sistematik bilgi desteği için ‘REACH yardım masası’ kurulduğunu da söyledi.
Rusya’da lojistik merkez
Lojistik sektörü için önem taşıyacak Rusya’da kurulması düşünülen “Türk Lojistik Merkezi” için ise yer seçimi ve yatırım miktarı gibi konuları içerecek önfizibilite çalışmasına başlanacağını bildiren Kayalar, finansmanın temin edlmesiyle çalışma şartnamesinin hazırlandığını belirtti. Kayalar, firma seçimi aşamasına gelinen projenin ihracatçıların Rusya pazarına sevikayatlarını hızlandırması açısından büyük önem taşıdığını söylerken, soruna çözüm ihtiyacının özellikle yaş meyve-sebze ihracatçılarınca yoğun kullanılan Sochi limanının 2014 kış olimpiyatları için yük gemilerine kapatılmasıyla daha ön plana çıktığını vurguladı. Türkiye’nin en büyük ihraç pazarlarından olan ve gelecek açısından da büyük potansiyel taşıyan Rusya’ya ihracatta en büyük engelin lojistik konusunda yaşandığını belirten Kayalar, “Alternatifli, düzenli, hızlı ve düşük maliyetli lojistik yapısının kurulamamış olması nedeniyle bu ülkeye coğrafi yakınlık avantajımızı yeterince kullanamıyoruz” dedi.
Kur ve faizde yaşananlar geçici
Kayalar, değerli YTL ve yüksek reel faizin ihracatçılar için şu an dezavantaj olarak gözükse bile orta ve uzun vadede sermaye yatırımlarının katkısıyla dış ticaret dengesinin makul seviyeye oturacağını söyledi. Şu an yaşananın “geçiş ve dönüşüm süreci” olduğunu vurgulayan Kayalar,
euronun dolar karşısında değerlenmesinin değerli YTL’nin ihracatçı için olumsuz etkilerini bir nebze telafi ettiğini söyledi. Euronun dolar karşısında yüzde 1 değerlenmesinin Türkiye için 50 milyon dolarlık bir dış ticaret fazlasına yol açtığını belirten Kayalar, 1989-2006 döneminde euro/dolar paritesindeki değişime sektörlerin verdiği tepkiyi inceledikleri söyledi. Buna göre; paritede yaşanacak yüzde 1 değerlenme otomotivde yüzde 1,5, TV-haberleşme cihazlarında yüzde 1,22, hazır giyimde yüzde 1,12, metal eşyada yüzde 1 ihracat artışına sebep oluyor. Diğer sektörlerdeki artış ise şöyle: Kimya sektörü yüzde 0,91, gıda sektörü yüzde 0,9, kağıt sektörü yüzde 0,84, makine yüzde 0,72, metal olmayan eşya sektörü yüzde 0,71, tekstil sektörü yüzde 0,44 ve elektrikli makinelerde yüzde 1.
07.01.2008 |Referans gazetesi
Bu yaziya yapilacak yorumlardan haberdar olmak icin RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz.. Sona gidip yorum yapabilirsiniz.Pingleme kapali.
Yorum yapin