Geri git   Gümrük Forum - gümrük ithalat ihracat dış ticaret lojistik forum > GÜMRÜK CAMİASI FORUMU > SERBEST KÜRSÜ

SERBEST KÜRSÜ Gümrüklerin eleştirilecek yanları, iyi yanları, yaşanılan iyi ve kötü tecrübeler, olaylar, öneriler bu bölüm altında paylaşılabilir.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama
Alt 01-11-2016, 10:26   #1 (permalink)
Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2016
Mesajlar: 14
Teşekkür: 1
0 Mesajda 0 kere teşekkür edildi
Standart Kıbrıs uçak bileti ile yaşadıklarımız


Kıbrıs’ta başımıza gelen bir olayı anlatayım size. Çocukluktan beri çok sevdiğim bir arkadaşım var. Çok zeki bir çocuktur kendisi. Ama gel gör ki ders çalışmayı hiç sevmez. Daha doğrusu dayatma ile gelen bilgiyi kafasına sokmak istemiyor. Bilmediği her konuyu araştırır. Kitap okumak için kendine zaman ayırır. Boş zamanlarında yağlı boya çalışır. Çok yönlü biridir. Hatta birçok okumuş insandan daha bilgilidir. Gençlik dönemlerimizdeyiz. En deli çağımız. Çılgınlık yapacağız. Bu kafasına nerden koyduysa Kıbrıs’a gidip orayı görmeyi ve orda çalışmayı istediğini söyledi birgün. Ne desem bilemedim. Beraber gidelim sen tatil yapmış olursun ben de iş ararım. Sonra sen dönersin dedi. Kabul ettim. Arkadaşım sonuçta bilmediği bir yerde başına birşey gelsin istemem. Kıbrıs uçak bileti aldık firmanın birinden. O zaman tabi internet felan da olmadığı için ucuz mu pahalı mı kontrol edemedik. Neyse eşyalarını felan hazırladı. Bindik. Kıbrıs’ta bir arkadaşımın arkadaşı biraz zoraki de olsa misafir etti bizi. Biz tabi durumdan rahatsız olduğumuz için hemen kalacak yer ve iş derdine koyulduk. Benim için problem yok ben geri döneceğim ama aklım arkadaşımda kalacak. Ne iş olsa araştırıyoruz. Sonunda bir restoranda yemek yerken garsona iş var mı yok mu diye sordum. Yan masada adamlar muhabbeti duyunca iş mi lazım size dedi. Çok rahat bir iş sana şu kadar da maaş veririm kalacak yerinde hazır deyince bizimki atladı hemen. Adam bir adres verdi. Kimdir nedir bilmiyoruz tabiki. Neyse villa gibi bir mekanda bulduk adrese gelince. Herşey güzel dışardan on numara görünüyor. İçeri bir girdik. Meğer içerde işler farklıymış. Horoz dövüşü mekanıymış. Bizim eleman da garsonluk yapacak bir nevi. Çay kahve dağıtacak. Başına bişey gelecek diye iki ay yanından ayrılmadım. Beraber işlettik horoz kahvesini. Biz öyle diyorduk. Ha bu arada pasaportsuz giriş yapabiliyorsunuz ya biz iki kere gidip geldik ki vize alalım diye. Sonra bir gün mekanı polisler bastı. Şok olduk. Sanıyoruz ki serbest heralde. Bizi de götürdüler tabi. Soruşturma felan yapılıyor. Patronlar alışmış duruma. Açıkladılar bu çocuklar bizim misafirimiz Türkiye’den felan. Biz sıyrıldık aradan sağolsunlar. Sonra direkt Türkiye’ye gönderildik tabi
hicabundantleones isimli Üye şimdilik offline konumundadır    - E-Mail gönder
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiShare on Facebook
Alıntı ile Cevapla Facebook ile paylas
Alt 20-03-2017, 17:34   #2 (permalink)
Üye
 
Üyelik tarihi: Mar 2017
Yaş: 32
Mesajlar: 8
Teşekkür: 0
0 Mesajda 0 kere teşekkür edildi
Standart Cevap: Kıbrıs uçak bileti ile yaşadıklarımız


Alıntı:
hicabundantleones´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kıbrıs’ta başımıza gelen bir olayı anlatayım size. Çocukluktan beri çok sevdiğim bir arkadaşım var. Çok zeki bir çocuktur kendisi. Ama gel gör ki ders çalışmayı hiç sevmez. Daha doğrusu dayatma ile gelen bilgiyi kafasına sokmak istemiyor. Bilmediği her konuyu araştırır. Kitap okumak için kendine zaman ayırır. Boş zamanlarında yağlı boya çalışır. Çok yönlü biridir. Hatta birçok okumuş insandan daha bilgilidir. Gençlik dönemlerimizdeyiz. En deli çağımız. Çılgınlık yapacağız. Bu kafasına nerden koyduysa Kıbrıs’a gidip orayı görmeyi ve orda çalışmayı istediğini söyledi birgün. Ne desem bilemedim. Beraber gidelim sen tatil yapmış olursun ben de iş ararım. Sonra sen dönersin dedi. Kabul ettim. Arkadaşım sonuçta bilmediği bir yerde başına birşey gelsin istemem. Kıbrıs uçak bileti aldık firmanın birinden. O zaman tabi internet felan da olmadığı için ucuz mu pahalı mı kontrol edemedik. Neyse eşyalarını felan hazırladı. Bindik. Kıbrıs’ta bir arkadaşımın arkadaşı biraz zoraki de olsa misafir etti bizi. Biz tabi durumdan rahatsız olduğumuz için hemen kalacak yer ve iş derdine koyulduk. Benim için problem yok ben geri döneceğim ama aklım arkadaşımda kalacak. Ne iş olsa araştırıyoruz. Sonunda bir restoranda yemek yerken garsona iş var mı yok mu diye sordum. Yan masada adamlar muhabbeti duyunca iş mi lazım size dedi. Çok rahat bir iş sana şu kadar da maaş veririm kalacak yerinde hazır deyince bizimki atladı hemen. Adam bir adres verdi. Kimdir nedir bilmiyoruz tabiki. Neyse villa gibi bir mekanda bulduk adrese gelince. Herşey güzel dışardan on numara görünüyor. İçeri bir girdik. Meğer içerde işler farklıymış. Horoz dövüşü mekanıymış. Bizim eleman da garsonluk yapacak bir nevi. Çay kahve dağıtacak. Başına bişey gelecek diye iki ay yanından ayrılmadım. Beraber işlettik horoz kahvesini. Biz öyle diyorduk. Ha bu arada pasaportsuz giriş yapabiliyorsunuz ya biz iki kere gidip geldik ki vize alalım diye. Sonra bir gün mekanı polisler bastı. Şok olduk. Sanıyoruz ki serbest heralde. Bizi de götürdüler tabi. Soruşturma felan yapılıyor. Patronlar alışmış duruma. Açıkladılar bu çocuklar bizim misafirimiz Türkiye’den felan. Biz sıyrıldık aradan sağolsunlar. Sonra direkt Türkiye’ye gönderildik tabi
sen patronun ıyısıne mı denk geldın desem yoksa verılmıs sadakan mı varmıs desem ne desem bılemedım
yoksa sıttın sene adadan dısarı cıkamazdın ıcerı de atmazlardı (cezaevıne)
kalırdın ortada bır daha ugras ıs mıs bulacam dıye mahkemede bıtene kadar anan aglardı
cisa isimli Üye şimdilik offline konumundadır    - E-Mail gönder
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiShare on Facebook
Alıntı ile Cevapla Facebook ile paylas